Fransız ressam ve koleksiyoncu.
Koleksiyoncu bir aileden gelen sanatçı mühendislik eğitimi almasına rağmen sanata ilgi duydu ve Paris‘de École des Beaux-Arts‘da sanat eğitimi aldı.1874‘de Pierre-Auguste Renoir ve Claude Monet tanışan sanatçı 1876‘da Empresyonistlerin sergisine katıldı.Bu dönemden sonra empresyonist ressamlar grubunda yer aldı.Canlı renkler, koyu perspektif ve dogal ışıgı kullanan sanatçı genelde natürmort ve manzara resimleri yapmıştır.
Anahtarlar:
,
canlı renkler,
Claude Monet,
Empresyonist,
Empresyonizm,
Fransız ressam,
koleksiyoncu,
koyu perspektif,
Manzara resimleri,
mühendis,
Natürmort,
Paris‘de École des Beaux-Arts,
Pierre-Auguste Renoir
Fransız ressam.
Konularını oryantalizmden alan sanatçı, teknik olarak romantizmin yumuşak tarzını benimsedi. Tarih ressamı François Edouard Picot ve manzara ressamı Constant Troyon ile çalıştı. Manzara resimlerinde Fransa kıyılarını natüralist bir biçimde tuvaline yansıttı. Doğu manzaraları yapan ressam Alexandre Decamps ve Prosper Marilhat’ tan etkilendi. 1849’ da Barbizon’ a seyahat etti.
Théodore Rousseau, Millet ve Corot’ dan etkilendi.
Anahtarlar:
,
Akademik Sanat,
Alexandre Decamps,
Barbizon,
Constant Troyon,
François Edouard Picot,
Fransız ressam,
manzara ressamı,
Millet ve Corot,
natüralist,
oryantalizm,
Prosper Marilhat,
Romantizm,
Théodore Rousseau,
tuval
Amerikalı litograf ( taşbaskı sanatçısı ) ve ressam.
Babası bir mimar olan Bellows erken yaşlardan itibaren spora ve sanata ilgi duydu. 1901’de Ohio State University’e kaydoldu. Düzenli olarak üniversitenin yıllıklarına çizimler yaptı; okulda beyzbol ve basketbol takımı kurdu ve profesyonel olarak oynadı. 1904 yilinin sonunda sanat hayatına yön vermek üzere takımdan ayrıldı ve Columbus’u terk etti.
Bellows erken dönemlerinde genellikle çeşitli spor müsabakalarından muhtelif kesitleri resmetti. Sonraki dönemlerinde deniz ve kış manzaralarının yanısıra kadın ve çocuk portreleri yapmaya yöneldi.
Anahtarlar:
,
Amerikalı ressam,
Amerikan ressam,
Ashcan Okulu,
çocuk portreleri,
Columbus,
deniz manzaraları,
Kış manzaraları,
mimar,
Ohio State University,
sanat,
spor
İtalyan ressam.
Önce babasıyla ve kardeşi Gentile ile çalıştı. Mantegne’nın heykelsi figürlerinden etkilendi. (Correr müzesi’ndeki Çarmıha gerilme) ve Floransada erken Rönesans’ın getirdiği yenilikleri öğrendi (Bir kaçış noktasına göre düzenlenmiş perspektif, Eskiçağın incelenmesi). 1470’e doğru, Dürer’in bir deha esei saydığı kendine özgü ince ve renkli bir üslup geliştirdi. Bu kezde Mantegna ondan etkilendi. Düzenlemedeki yalınlık, renklerdeki uyum, resmin genelinde sezilen duygusallık ve ışığın yansımalarıyla belirginleşen çevre çizgileri sanatının sık sık teklit edilen en belirgin özellikleridir. Meryem Ana’yı hem beşeri hemde ilahi yönleriyle, İsanın ölümünü bütün acılığıyla vermeyi bilmiştir. 1500’den sonra renklerinde daha bir yoğunluk, düzenlemerinde de daha bir anıtsallık görülür ; bu yönüyle Giorgione’nin, Tiziano’nun ‘ klasik’ Rönesans’ının hazırlayanlardan biri sayılabilir.
En önemli yapıtları: Aziz Vincenzo Ferreri çokkanatlısı, 1464, S. Giovanni e Paolo kilisesi, Venedik; Meryem ananın taç giymesi, Pesaro müzesi, 1471’e doğru.; Aziz Francesco vecd halinde (New York, Frick koleksiyonu); çarmıha gerilmiş İsa, 1485’e doğr., özel koleksiyon, Floransa; Pala de San Zaccaria kilisesi, Venedik; Nuh’un sarhoşluğu, 1515’ e doğr. Besançon müzesi.
Anahtarlar:
,
1464,
Aziz Vincenzo Ferreri çokkanatlısı,
Besançon müzesi,
Çarmıha gerilme,
Correr müzesi,
Dürer,
Düzenlemedeki yalınlık,
düzenlenmiş perspektif,
Erken Rönesans,
Eskiçağın incelenmesi,
Floransa,
Floransada,
Heykel,
İtalyan ressam,
Mantegne,
Meryem ana,
Meryem ananın taç giymesi,
Pesaro müzesi,
renklerdeki uyum,
S. Giovanni e Paolo kilisesi,
Venedik,
Yüksek Rönesans
İtalyan ressam.
Erken Rönesans Dönemi fresk sanatçısıdır. Venedik’in en tanınmış sanatçı ailelerinden biri olan Bellini ailesinden Jacopo Bellini’nin oğludur. Venedik resim sanatının temel karakterinin oluşmasında çok önemli bir yeri olan Bellini ailesi, çalışmalarına, rakip Vivarini ailesinden etkiler de yansıtmıştır. Böylece iki aile, Venedik resmini 15. yüzyılın ikinci yarısına kadar en üst seviyeye taşımışlardır.
Gentile’nin resim kompozisyonlarında figürün merkezi bir önemi vardır. 15. yüzyilin ikinci yarısına ait on kadar münferit çalışması bulunan Gentile, bol figürlü dinsel sahnelerin yanısıra portre de çalışmıştır. Resimlerinde, Rönesans resminin en önemli özelliklerinden biri olan öykülemeye dayalı betimlemeyi, başarılı bir biçimde uygulamıştır.
Anahtarlar:
,
15. yüzyıl,
Bellini ailesi,
bol figürlü,
dayalı betimleme,
dinsel,
Erken Rönesans,
figürün merkez,
Fresk,
fresk sanatı,
İtalyan ressam,
Jacopo Bellini,
münferit,
öyküleme,
portre,
Rönesans,
Venedik,
Vivarini ailesi
Fransız ressam.
Erken dönem resimlerinde dinsel sahneleri işledi. Ressam Jean – Baptiste Monneyer’ den resim dersleri aldı. Fransa’daki mezhep çatışmalarından dolayı Kral XIV. Louis’in koruması altına girdi. Ayrıca bir goblen halı dokuma atölyesinde ressam olarak çalıştı. Çoğunlukla çiçek resimleri yapan Belin’in kompozisyonları, mimari yapıların duvarlarında dekorasyon amacıyla kullanıldı. Ayrıca portrelere başka ressamlarla birlikte çiçekli bordürler yaptı.
Anahtarlar:
,
çiçek resimleri,
çiçekli bordürler,
dekorasyon,
dinsel,
Fransız ressam,
goblen halı dokuma atölyesi,
Jean – Baptiste Monneyer,
Kral XIV. Louis,
mimari yapılar
Hollandalı ressam.
Bir natürmort ressamı olarak anılmasına karşın manzara da çalıştı. Büyük olasılıkla figürlü resimleri de bulunan sanatçının yaşamı hakkında kronolojik olarak yeterince bilgi bulunmamaktadır. 1657 ile 1661 yılları arasında muhtemelen Delft’de yaşadı; Amsterdam, Alkmaar ve Gouda’da bulundu. 1678’de Overschie’ye gitti ve yaşamının sonuna kadar orada kaldı.
Bega, natürmort kompozisyonlarında çoğu kez metal, kumaş ve meyve gibi organik materyallerin dokularını bir arada vermeye özen gösterdi; ayrıntıya önem verdi.
Anahtarlar:
,
Alkmaar,
Amsterdam,
ayrıntıya önem,
Barok,
Delft,
Gouda,
Hollandalı ressam,
kumaş,
manzara,
metal,
meyve,
Natürmort,
natürmort kompozisyon,
organik materyaller,
Overschie
Hollandalı ressam.
Barok Dönem sanatçısıdır. Dönemin koşullarına göre üst sınıf bir ailede doğdu. Babası Pieter Jansz kuyumcuydu. Bega muhtemelen bir süre Andraen van Ostade ile, daha sonra Vincent Laurentsz ile çalıştı. 1653’te Almanya, Isviçre ve Fransa’ya seyahat etti. Bir yıl sonra Harlem’e geri dönerek St. Luke locasına üye oldu. 1654’te yaptığı Van der Coohen’in iki portresi sanat çevresinde adından söz ettirdi.
Anahtarlar:
,
Almanya,
Andraen van Ostade,
Barok,
Barok Dönem,
Fransa,
Hollandalı ressam,
Isviçre,
Pieter Jansz,
St. Luke locası,
Van der Coohen,
Vincent Laurentsz
Hollandalı ressam.
Yüksek Rönesans Dönemi sanatçısıdır. 1490’da Antwers, St. Luc loncasına üye olduktan sonra adından söz ettirmeye başladı. Gillis van Everen’in çıraklığını yaptı. Loncadaki konumu yükselerek kent meclisine seçildi. Fresklerinde dinsel konulari işledi. Tempera tekniğine hakim oldu. Ressam Guicciardini’yi etkiledi.
Anahtarlar:
,
Antwers,
dinsel,
Fresk,
freskler,
Gillis van Everen,
Guicciardini,
Hollandalı ressam,
Rönesans Dönemi,
St. Luc loncasına,
Tempera,
Tempera tekniği,
Yüksek Rönesans Dönemi
Amerikalı ressam.
Çoğunlukla portre çalıştı. Bir süre New York, National Academy of Design’da eğitim gördükten sonra Paris’e gitti ve ressam Coralis Duran’ile çalıştı. (1873 – 1878) Daha sonra Amerika’ya döndü ve Amerikan’ın en önemli figür ressamlarından biri oldu. National Free Art League’un başkanlığına seçildi. 1893’te çalışmalarından biri, Chicago World Columbian Exposition’daki bir fabrika binasının kubbesinde dekorasyon amacıyla kullanıldı.
Anahtarlar:
Akademik Sanat,
Amerikalı ressam,
Chicago World Columbian Exposition,
Coralis Duran,
dekorasyon,
figür ressamı,
kubbe,
National Academy of Design,
National Free Art League,
New York,
Paris
Alman ressam .
1906’da Berlin ayrılıkçılar grubuna katıldı ve tüm yapıtlarını etkiliyen simgeciliğe yöneldi. Kişisel özellikler taşıyan çizgisel bir üslup geliştirdi ve Ortaçağın üç kanatlı tablo formülünü yeniden değerlendirdi. Bununla birlikte, 1925’te Neue Sachlickeit akımına katılması, çağına tanıklık etmek istediğinide gösterir.( Pierrette ile Palyaço,1925, Kunsthalle Mannheim) .
Anahtarlar:
,
Alman ressam,
Ekspresyonist,
Ekspresyonizm,
Kunsthalle Mannheim,
Neue Sachlickeit,
Pierrette ile Palyaço,
simgecilik,
üç kanatlı tablo formülü
Alman kadın ressam.
Bremen’de eğitim gördü. 1892’de çalışmak üzere Londra’ya gitti. 1894 ile 1896 arasında, ailesinin ısrarı sonucu Malerinnenschule’a devam etti. Worpswede’de sanatçılar kolonisiyle tanıştı. Ressam Fritz Mackensen ve Otto Modershon ile birlikte nesne ve figürleri, basit, saf bir biçimde tuvale yansıtmayı temel alan özgün bir tarz geliştirdi. Doğaya yakın olabilmek için bir çiftlik evine taşındı. 1899’da Paris’e gitti; Académie Cola Rossi’ye devam etti. Cézanne’la tanıştı ve sonraki dönem resimlerine ondan etkiler taşıdı.
Anahtarlar:
,
Académie Cola Rossi,
Alman kadın ressam,
Bremen,
Cézanne,
Fritz Mackensen,
kadın ressam,
Londra,
Malerinnenschule,
Otto Modershon,
özgün bir tarz,
sanatçılar kolonisi,
Worpswede
Amerikalı ressam.
Resimde Romantizm’in temsilcilerindendir. Sanat kariyerine portre ressamlığı ile başladı. 1856’da, ressam Albert Bierstadt ve Thomas Worthington Whittredge ile birlikte Almanya, İtalya ve İsviçre’ye seyahat etti. New York sanat komitesiyle kurduğu yakın ilişki neticesinde Buffalo Fine Arts Academy’de ilk sergisini açtı. 1859’da açtığı Ten Street Studio Building isimli atölye büyük ilgi gördü. Bu atölyede Edwin Church, William Merrit Chase ve Winslow Homer gibi ressamlarla birlikte çalıştı. Cincinnati, Boston, Montreal ve San Francisco’da değişik zamanlarda sergi açtı.
Çoğunlukla hayvanları konu alan resimler yaptı. Ceylan, maymun, tavşan gibi orman hayvanlarını yumuşak bir tarzla tuvaline yansıttı, romantik tarzı ve işlediği konularla halk arasında en çok tanınan ressamlardan biri haline geldi.
Anahtarlar:
,
Albert Bierstadt,
Amerikalı ressam,
Boston,
Buffalo Fine Arts Academy,
Ceylan,
Cincinnati,
Edwin Church,
maymun,
Montreal,
New York sanat komitesi,
orman hayvanları,
portre ressamlığı,
Romantizm,
San Francisco,
Sanat kariyeri,
tavşan,
Ten Street Studio Building,
Thomas Worthington Whittredge,
William Merrit Chase,
Winslow Homer
Fransız ressam .
Manet, Monet, Sisley, Cezanne, Renoir arasında kurduğu ilişkiler ve güç durumdaki arkadaşlarına yaptığı yardımlarla izlenimciler grubunun önemli bir üyesi oldu. Montpellier’de, aile dostu Bruyas’ın derlediği koleksiyonda Corot ile Courbet’nin sanatını keşfetti. Paris’te, Manet’nin dostları olan akrabaları Lejosne’ların Evinde Cezanne ile tanıştı. 1862’de tıp öğrenimini yarıda bırakarak Gleyre’in atölyesine girdi, burada Monet, Renoir, Sisley, ile yakınlık kurdu. Manet ile Renoir birçok kez Bazille’in evini paylaştı. Monet kendisinden sık sık borç isterdi ; Bazille karşılığında ( O tarihta çok yüksek bir para olan 2500 F), bahçede kadınlar tablosuna sahip oldu. Birlikte Fontainebleau ormanında ve Honfleur’de resim yaptılar. Ama Bazille çalışmak üzere her yaz, Meric’e ailesinin yanına döndü. Üslubunun belirgin özellikleri burada oluştu: tam aydınlıkta, sağlam bir desen, vurgulanmış hacimler.
Uzun süre unutulmuş olan sanatı, 1900 Dünya sergisi’ndeki iki tablosu (Süslenme ve Köy Manzarası, Montpellier müzesi ) 1910’da ve 1935’te birer anma sergisi, 1941’de ise yüzüncü doğum yılının kutlanmasıyla yeniden onurlandırıldı.
Montpellier müzesinde dokuz tablosu vardır. Louvre müzesi’ndeki tabloları: Pembe elbise (1864), Fontainebleau ormanı ve I’Ambulance İmprovisee (1865), Aile toplantısı ve Renoir’ın portresi (1867), La Condamine sokağındaki atölye (1870). Önemli iki yapıtı ABD’ dedir: Mellon koleksiyonunda yer alan Aigues- Mortes Surları (1867) ve şakayıklı zenci kadın; Cambridge’de Fogg Art Museum’da yaz manzarası (1869).
Anahtarlar:
,
Cézanne,
Empresyonizm,
Fontainebleau ormanı,
Fransız ressam,
izlenimciler grubu,
Louvre müzesi,
Manet,
Monet,
Montpellier müzesi,
Renoir,
sağlam bir desen,
Sisley,
tam aydınlıkta,
vurgulanmış hacimler